19. Ekim Geçidi

Disiplinler Arası Karma Sergi

EKİM GEÇİDİ

Türk Sanatının Çağcıllaştırılmasına Adanan Yol

“Hani bana sanat” diyenler Ekim Geçidi ile “Sanatsız değilmişiz.” dediler. Sanat her şeymiş ve her yerdeymiş. Topraktaki, gökyüzündeki, taşlardaki sanatı gösterdi bize. Yıldırım sesleriyle, yaprakların orkestrasıyla dinledik sanatı, yağmurun dansında, çöl rüzgarlarında seyrettik.

 

Sanat Her Yerde!

Biz Yeter Ki Sanat Gözüyle Bakalım.

Bir Anadolu kadınının hayallerini oyaladığı yazmasında sanatı okuduk. Nakışlarda, halıya işlenen aşklarda, annelerimizin sanatla ipe dizdiği tarhanalarda, genç kızlarımızın iplerinde kuruyan biberlerde bulduk. Sanatı her karışıyla Anadolu da hissettik. Birbirleriyle konuşan kaşıklarla dinledik sanatı, Ege de efelerle yere vurduk dizlerimizi, birlik olup halay çektik.

Bizim insanımız sanat, dilimiz de şivelerimiz de sanat, topraktan çömleğe sanat, şarkılarımız, türkülerimiz, efelerimiz, halay başımız sanat… İçimiz, kıyımız, havamız, taşımız, bebeklerimizi sardığımız kundağımız, söylediğimiz ninnilerimiz sanat. Bebeklerimiz sanata doğar, sanatla uyurlar, sanatla yaşarlar. “Hani bana sanat” diyen herkese sanat var.

 

 

“Sanata gel, sanatla gel…”

Mevlana Celalettin Rumi’ nin “Gel“ diye seslendiği dizeleriyle herkese seslendik. Gülsün Erbil’ in “Sanata gel, sanatla gel…” çağrısı ile temel attığı Ekim Geçidi sergimiz bağımsız, özgür, ve özgün sanatçıların bir araya geldiği teması olmayan karma bir sergidir. 19 yıldır birçok şehirde seslenişini sürdürmeye devam etmektedir.

Ekim Geçidi sergilerimiz ile sanatın her disiplini bir araya getirerek, çağcıl Türk sanatını yurt içinde ve yurt dışında tanıtılması yolunda kendimizi adıyoruz. Sanatın üretme tutkusunu ve varoluş sebebini M. K. Atatürk ve Cumhuriyet’ ten alan bütün sanatçıları bu sergide buluşturuyoruz.

“Herkese sanat var” diyoruz.

 

Nice Ekim Geçidi sergileri dileği ile…

Sonsuza dek nice Ekim Geçidi sergilerine…